« ibrahim A. || Yazıyorum Ama Yayınlanmıyor »
fatih z
Yazar: gamzeli | 29 Åžubat 2008
bende her bayan gibi adice aldatıldım.21 yaşındaym ve 6 yıllık sevdiÄŸim kiÅŸi tarafından aldatıldım hakettiÄŸmi düşünmüyorm çünkü ilgisiz davrandığım için aldatılmışım…aldatıldığımı öğrendiÄŸim zaman üzüntüden yüz felci geçirdim…o ÅŸahsın ruhu bile duymadı olan bana oldu. ÅŸu anda ayrılalı 8 ay oldu ama ben hala kendimi toparlayamadım ilk günki gibi kalbim hala acıyo unutamıyorm onu. bir yanım nefret ediyor bir yanmda hala özlüyor o adiyi.ÅŸimdi benm hayatımda kimse yok ama o çok mutlu beni aldattığı kızı da aldattı ÅŸimdi ise ordulu üniversiteli bi kızla beraber yaza evleneceklermiÅŸ duyduÄŸuma göre.mutluyum diyo ama mutlu olamıycak yaÅŸadığmız yer küçük olduÄŸu için hemen hemen hergün karşılaşıyoprz sanki onu ben aldatmışm gibi sevgilisiyle bana nispet yapıyolar bide benden helallik istiyo.hakkımı helal etmiyorm ona
Çeşitler: Arşiv |



anlaşılan yaran hala taze arkadaşım,ama emin ol belli bi süre sonra hiçbişey yaşamamış gibi hissedeceksin ve bu günlerine gülüp geçeceksin,eminol öyle,
Yanılgı insanlar içindir; ancak silginiz kaleminizden önce bitiyorsa, fazlaca yanlış yapıyorsunuz demektir
Meyvesi çamura düşüyor diye ağaca lanet edilmez.
MUTLULUK MASALLARI…
İklimine göre şekillenir doğa
ağaçlar yerinde yetişir
çiçekler mevsiminde filizlenir
uğurböceği kırçiçeklerinde gezinir
narçiçeğinde gizlenir
yollar denize çıkar
martı kumsala
ay bir taş ve kum yığını şimdi
rüzgar fesleğen kokmalı
gökkuşağı gözlerinden almalı rengini
yağmurlarda ıslanmalı insan
pisliklerden arınmalı
toprak yağmur kokmalı
yaÄŸmur toprak
kar yağmalı zaman zaman
ayaz gecelere katlanmalı
aynanın arkası katranlı kağıt şimdi
insanlar mutlu olmalı
( insanlar yaşadıkça insanlar mutlu olur mu )
huzur bulmalı insanlar, sevmeli, sevilmeli
sevgi sevda olmalı, sevda tutkulu aşk
dünyayı boşlamalı, başkalaşmalı
örneğin, tayyörleri çıkarmalı, kravatları atmalı
pamuklu, yünlü, keten türü giyinmeli
sık sık bir yerlere gitmeli neresi olursa
[ herkes benim gibi deli mi )
gezmeli, eğlenmeli, yemeli, içmeli
kırlarda, karlarda, kumsalda koşup oynamalı
denizlerde yüzmeli, martıları seyretmeli
insan yaşadığını bilmeli
kırlangıçların göç zamanı şimdi
kar' ın saf beyazlığını görmek için
ayaz gecelere katlanmak
gökkuşağının renklerini görmek için
yağmurlarda ıslanmak zorundasınız
güneş karabulutların ardında şimdi
bukalemun gibidir gökkuşağının renkleri
aldandık biz renk cümbüşünün nesine
nasıl bir dünyadır bu, pis ve rezil öylesine
bizim seçimimiz değildi gelişimiz
inanın şahane olacak gidişimiz
kucağımızda bulduk böylesine
mutluluk masalların ardında şimdi
Uzaklarda bir köyde, kocası, çocugu doğmadan ölmüş, tek basina yasayan hamile bir kadın kendisine arkadaş olması açısından dağda yaralı olarak bulduğu bir gelinciği evinde beslemeye başlar.
Gelincik kadinin yanindan bir an bile ayrilmaz.
Her ne kadar evcil bir hayvan olmasa da,oldukça uysallaşır.
Bir kaç ay sonra kadının çocuÄŸu doÄŸar. Tek basina tüm zorluklara göğüs germek ve yavrusuna bakmak zorundadır.Günler geçer. Ve kadin bir gün bir kaç dakikalığına da olsa evden ayrilmak ve yavrusunu evde birakmak zorunda kalir…
Gelincikle bebek evde yalnız kalmışlardır.Aradan biraz zaman geçer ve anne eve gelir.Gelinciği ve kanlı ağzını görür.Anne çıldırmışcasına gelinciğe saldırır ve oracıkta öldürür hayvanı.
Tam o sırada içerdeki odadan bir bebek sesi duyulur. Anne odaya yönelir…Ve odada besiÄŸi, besiÄŸin içindeki bebeÄŸi ve bebeÄŸin yanında duran parçalanmış bir yılanı görür.
>>Einstein'in söyledigi rivayet edilen bir söz var.
"insanlardaki önyargiyi parçalamak benim atomu parçalamamdan çok daha zor
"Cahil ile Tartışırken Ona Cevap Verdiğin Her Kelime Yakılmış Ateşe Attığın Odun Gibidir" angel ve venuseye duyurulur
OKUNMAYA DEĞER BİR YAZI
*Beş yaşında idim. **
Babaannem rahmetli,pirinç ayıklıyordu. Bir tane yere
düştü.Babaannem eğildi,aramaya
başladı. Sağa bakıyor, sola bakıyor, bulmaya
çalışıyor. Çocukluk iste,'aman babaanne dedim. Bir
pirinç tanesi için bu kadar caba harcamaya,yorulmaya
değer mi?' Rahmetli ilk defa sertleşti bana karşı,
öfkeyle doğruldu. 'Sen oturduğun yerden ahkâm
kesiyorsun, ' dedi. 'Hiç pirinç üretilirken gördün
mü?
İnsanlar ne kadar zorluk çekiyorlar. Bir pirinç
tanesinde kaç insanin göz nuru, alın teri, emeği,
çilesi var biliyor musun?'
Utancımdan kıpkırmızı olmuştum.
*Aradan yıllar geçti. Hukuk Fakültesinde öğrenciyim.
Alain'in proposlarini okuyorum. Birden irkildim.
Babaannemi hatırladım. Alain, bir insan yerde bir
iğne görüp de eğilip almazsa,bütün uygarlığa karşı
ihanet etmiş olur diyordu. İlave ediyordu. Bir
iÄŸnenin
üretiminde binlerce insanin alın teri, göz nuru, el
emeği vardır diyordu.
*On dokuz yıl evveldi.**
Stockholm'e gitmiÅŸtim. Bir otele indim. Geceydi.
Sabahleyin, traş olmak için lavaboya
gittiğimde, aynanın yanında ilginç bir not gördüm.
Lütfen diyordu, traştan sonra jiletinizi çöpe
atmayın.
Yanda bir kutu var,oraya bırakın. Bir tek jiletle
dahi olsa, İsveç çelik sanayisine yardımcı
olun.Doğrusu hayretler içinde kaldım. Çocukluğumdan
beri çelik eşya
denince akla İsveç çeliği gelir. Birçok eşya
üzerinde'
İsveç çeliğinden yapılmıştır' diye yazardı. İste o
ülke, kullanılmış bir tek ufacık jiletin bile çöpe
gitmesini istemiyor, ona sahip çıkıyor,gelen
turistlere rica yollu uyarıda bulunuyordu. *
*İsviçre'de zaman zaman, belli periyotlarda,
radyolar,
televizyonlar, bir haberi duyurur.
Şu tarihte, su saatte, adamlarımız gelecek. Siz
lütfen
hazırlığınızı yapın.**
Okumadığınız,ilgilenmediğ iniz, kullanmadığınız ne
kadar kitap,dergi, gazete varsa, kâğıt, ambalaj,kutu
varsa, velev ki, bir ilaç prospektüsü dahi olsa,
kapının önüne koyun.
İsviçre'nin kalkınmasına yardımcı olun. Fazla ağaç
ziyanına engel olun. *
*Japonlar son derece sade, basit,yalın mütevazı
yasayan insanlardır. Evlerini mobilya ile eşya ile
dolduranlar Japonlara göre ruhen tekamül edememiş ,
hayatın manasını anlayamamış , zavallı kimselerdir.
Böyleleri ile, zavallı, evini mezat salonuna
çevirmiş
diye eÄŸlenirler.
Bir insanin gösteriş için eşyanın esiri olması ne
kadar acıdır. Vaktiyle Japon ekonomisi bir
darboğazdan geçiyor. İç borçlar,dış borçlar
gırtlağı
aşıyor. Zamanın başbakanı meclisi
toplar. Kürsüye çıkar. Durumu olanca açıklığı ve
tehlikeleri ile anlatır ve su andan itibaren der,
Tanrı şahidim olsun ki, Japonların iç ve dış
borçları
son kuruşuna kadar ödenmeden, pirinçten başka bir
ÅŸey
yemeyeceğim. Su üstümdeki elbiseden başka elbise
giymeyeceğim. Dediklerini yapar, en üstten en alta
bir
israftan kaçınma kampanyası açılır. Japonya bütün
borçlarını öder. Bu durumun toplumun bütün
kesimlerini, tek istisna olmadan kapsadığını
söylemeye
gerek yok. Geçenlerde Japon imparatorunun sarayını
gördüm. Yarabbim, ne kadar sade, ne kadar mütevazı,
nekadar gösteriÅŸten uzak…
*GerekmediÄŸi halde elektriÄŸi yakmakla, Suyu
kapamadan bos yere akıtmakta, Gece çamurlu
ayakkabılarımızı temizlemeden yatmakla, Yemek
yediğimiz kapları yıkamadan bırakmakla biz de
zalimler sınıfına geçmiyor muyuz?
*Hayat çok ince, akil almaz incelikte ipliklerle
örülmüştür. Her şey o kadar birbirine bağlıdır ki,
İlkokul okuma kitabımızdaki bir sözü hiç unutmadım.
Bir mıh bir nalı kurtarır. Bir nal bir atı,bir at
bir
komutanı, bir komutan bir orduyu,
bir ordu bir ülkeyi kurtarır diyordu..
Maddi durumumuz ne olursa olsun, ister zengin
olalım,
ister fakir, hepimiz çok dikkatli olmak
zorundayız. Bunda parayı da, maddiyatı da aşan
büyük
bir edep ve incelik vardır.
__________________
Ya Rabbi! Bir Teşehhüd Miktarı Ömür
Bir Lailaheillallah Miktarı Ölüm İstiyorum Senden.
**************************
Azalan Ömür Olsun İnsanlık Değil
Geceydi seni bana taşıyan… Sen geceye yakındın bende sana… Ağır aksak iÅŸleyen zamanın düşürdüğü tuzaklardan kurtulup geldin, hoÅŸ geldin… Korkularınla, sırlarınla ve sadece gözlerine derin bakanların görebileceÄŸi acılarınla geldin, iyi ki geldin…
BekleyiÅŸlerimin içime hapsettiÄŸim özlemlerim vardı. Nicedir kimseyle paylaÅŸamadığım hüzünlerim, soramadığım sorularım… Hatırladığımda yüreÄŸimde yaratacağı korkunç sızıyı duymaktan korktuÄŸum için beynimin bir köşesine fırlatıp attığım bir daha hiç dokunmadığım anılarım vardı. Åžimdi özgür bıraktım özlemi… Åžimdi hüzün de sevinç de doyasıya yaÅŸanıyor bende… Sorular cevabını buluyor, anılar canlanıyor; çünkü sen geldin…
Susmak ne çok akıllandırmış beni… Ne çok biriktirmiÅŸim kelimelerimi… Bir bir dökülürken dilimden sevda sözcükleri senin o tedirgin duruÅŸun bile durduramıyor beni… "Seni soluyan bir rüzgara kapılmış gidiyorum", yüreÄŸimi bir yelken gibi açtım, seninle dolduruyorum. Seninle olmanın, seninle yaÅŸamanın ve zamanı sadece seninle paylaÅŸmanın eÅŸsiz hazzını duyumsuyorum, ne iyi ettin de geldin…
Bir büyüysen bozulma!.. Bir hayali yaşıyorsak kaybolma!.. Hep biz çözecek deÄŸiliz ya gerçeÄŸin düğümlerini, bırak kendi halinde kalsın… Ruhuna talibim ben, asıl gerçek bu… Kaçışlardan bıkmış, hep yarım kalmış ruhumda bir tek seninle doyuma ulaÅŸacak, kendini bulacak… Dedim ya, sen geldin…
Birde mavi var öyle ya; nereye saklamıştım maviyi, kimlerden saklamıştım da yok sansınlar istemiÅŸtim?.. Bak, güneÅŸ bile mavi mavi parlıyor görüyor musun?.. YavaÅŸ yavaÅŸ yok oluyor yüreÄŸimin gri katmanları… Maviyle anılıyor görebildiÄŸim her ÅŸey… En çok maviye tutkunum ben, bu yüzden mavi sen oluyorsun, çocuk gibi seviniyorum… Sen maviyle geldin…
Sahi, çocuk olmayı ne kadar çok özlemiÅŸim ben… Senin içindeki çocukla oynayacak bendeki çocuk… Yalansız ve saf olacak, kumdan kaleler yapacak, seni içine koyacak… Kaleyi yıkacak, seni kurtaracak, kahraman olacak… Çığlıklar atacak, yorulmayacak, sensiz hiçbir oyunda ebe olmayacak… Korkma, içindeki o çocuk hep yaÅŸayacak, kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceÄŸim. Çünkü sen o çocukla varsın, o çocukla geldin. Yoktum ben, senden önce yoktum sanki… Sen geldin; varlığını bildim. Sen geldin; bir dokunuÅŸun, bir öpüşün nasıl da büyük bir hazza dönüştüğünü gördüm… Sen geldin; ben oldum, aÅŸk oldum. Sen geldin… Ama ne güzel geldin…
__________________
19′uncu yüzyılın büyük İngiliz ressamlarından William Holman Hunt'ın, bir bahçeyi anlatan tablosu Londra Kraliyet Akademisi'nde sergileniyordu. Hunt'ın "Evrenin Işığı" adını verdiÄŸi bu tabloda gece elinde bir fenerle bahçede duran filozof görünüşlü bir adam vardı.
Adam,öteki eliyle bir kapıyı vuruyor ve içeriden sanki bir yanıt bekliyormuşçasına duruyordu.
Tabloyu inceleyen bir sanat eleştirmeni Hunt'a döndü:
"Güzel bir tablo doğrusu, ama anlamını bir türlü kavrayamadım" dedi." Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı?
Ona kapı kolu çizmeyi unutmuÅŸsunuz da…"
Hunt gülümsedi.
"Adam sıradan bir kapıya vurmuyor ki…" dedi ve tablosunun anlamını açıkladı.
"Bu kapı, insan kalbini simgeliyor. Ancak içeriden açılabildiÄŸi için dışında kola gereksinim yoktur…"
31 yaşında işini kaybetti.
32 yaşında bir hukuk kavgasını kaybetti.
34 yaşında işini tekrar batırdı.
35 yaşına geldiğinde çocukluk aşkı öldü.
36 yaşında sinir krizi geçirdi.
38 yaşında eyalet seçimini kaybetti.
43, 46, 48 yaşlarında kongre seçimlerini kaybetti.
55 yaşında eyalet senatörü olamadı.
58 yaşında gene senatör olamadı.
60 yaşında ABD Başkanlığı’na seçildi.
Onun ismi, Abraham Lincoln ’dü..
Asla vazgeçmedi…
Asla vazgeçmeyin, kaybedenler yalnızca vazgeçenlerdir..
İnsanların çoğu kaybetmekten korktuğu için, sevmekten korkuyor.Sevilmekten korkuyor, kendisini sevilmeye layık görmediği için. Düşünmekten korkuyor, sorumluluk getireceği için. Konuşmaktan korkuyor, eleştirilmekten korktuğu için. Duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için. Yaslanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için. Unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi bir şey vermediği için. Ve yaşamaktan korkuyor, kendisi için değil, başkalarına göre yaşadığı için. (W.Shakespeare)
__________________
"Duygularınıza dikkat edin
davranışlarınıza dönüşür…
Davranışlarınıza dikkat edin
alışkanlıklarınıza dönüşür…
Alışkanlıklarınıza dikkat edin
deÄŸerlerinize dönüşür…
DeÄŸerlerinize dikkat edin
karakterinize dönüşür…
Karakterinize dikkat edin
kaderinize dönüşür… "
(Mahatma GHANDI)
"Ben sana bir elma versem, sen bana bir elma versen, bende bir elma, sende bir elma olur.
Ben sana bir bilgi versem, sen bana bir bilgi versen, bende iki BİLGİ, sende iki BİLGİ olur."
Conficius
Eflatun'a iki soru sormuşlar: Birincisi; "İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları nelerdir? Eflatun tek tek sıralamış: "Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.Ne var ki çocukluklarını özlerler. Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler. Ama sağlıklarını geri almak için para öderler. Yarından endişe ederken bu günü unuturlar.Dolayısıyla ne bu günü ne de yarını yaşarlar. Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar. Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler." Sıra gelmiş ikinci soruya; "Peki sen ne öneriyorsun?" Bilge yine sıralamış: "Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın. Yapılması gereken tek şey sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır. ÖNEMLİ OLAN; HAYATTA EN ÇOK ŞEYE SAHİP OLMAK DEĞİL, EN AZ ŞEYE İHTİYAÇ DUYMAKTIR."
genelde hep yanlış gördüğümüz şeyleri protesto ederiz. ama neye ve kime göre yanlıştır onlar. sadece bize göremi orada sanırım yorum devreye giriyor bunları açıklamak için. protesto hep bizim dışımızda kalan şeyler içinmi yapılır bizdede hiç yanlış yokmu neden kendimizi protesto etmiyoruz acaba???
arkadaşlar burada herkes kendini protesto etsin kendisinde bulduğu yanlışlığı eminim herkesin bir yanlışlığı vardır değilmi kendince. ben başlıyorum.
bazen kendime söz geçiremeyip yapmamam gereken davranışlarda bulunduğum için (gerçi nadir olur ama bir yanlış işte), bazen sinirlerime hakim olamayıp istemeden çevremdekileri kırdığım için (sonrasında özür dilerim ama), bazı eleştirilerimde biraz sert olduğum için, bilgisayar başında çok zaman harcadığım için kendimi protesto ediyorum daha sayabileceklerim var ama önyargım olmadığı içinde kendimi tebrik ediyorum
sizlerde kendinizde yanlış bulduklarınızı protesto edin bakalım neler çıkacak yani özeleştiri yapalım
Yaşadığı hayyattan mutlu olmadığı halde mutlu gibi görünen herkesi
Olumsuzlukları gördüğü halde söylemeyen zavallıları,
Zorlukların üzerine gitmeyen korkakları…
Kendi kılıcından korkanları
Haykırarak pROTESTO ediyorum
İki yüzlü,başkalarının hayatlarıyla oynayan,kötülük düşünen,içinde kötülük barındıran,kuyu kazan,çıkarcı olan,kötülük yapmaktan zevk alan;kısaca kendinin insan zannedenleri protesto ediyorummm..
sen hakkını helal et bir ilişki yaşanmış ve bitmiş adam seninle evlenecek diye senetmi imzaladı sanki alla alla düşün kalkın adamlarla sonra hakaretler
AKREP "Cahil ile Tartışırken Ona Cevap Verdiğin Her Kelime Yakılmış Ateşe Attığın Odun Gibidir" angel ve venuseye duyurulur lafına tesekkur ederım ama sakın bır ınsanı bıle cıleden cıkartanlara helal olsun
merhabalar herkese
akrep merhaba
yazılar için ayrıca kendi adıma çok teÅŸekkür ediyorum hepsi çok güzel okurken çok keyif aldımm….
keyif aldıysanız ne mutlu bana
okuyan arkadaşların bişeyler çıkarabileceğini ve yine okurken yüzlerinde bellibelirsiz bi gülümseme alacağını düşünerek uğraştım biraz
ellerine saÄŸlık eminim okuyan herkes benimle aynı fikre sahip olacak uÄŸraÅŸmana deÄŸmiÅŸ…..
teşekkür ederim:))) insan takdir edilme ihtiyacı hissediyor bazen,hem tüketip hem de bi teşekkürü çok görmek çok düşündürücü bü durum
tanışmadık ama ben yinede memnun olduçıkmak zorundayım,akşama doğru ancak uğrayabilirim,buralarda olursanız görüşürüz umarım,mahalle size emanet:))))
eleÅŸtirmek kadar takdir etmeyide bilmeliyiz diye düşünüyorum ben aslında hep buradayım ama çoÄŸu zaman seyirci kalmayı tercih ediyorum sohbete dahil olmak yeine sizlerin paylaşımlarınıza göz atmak daha keyifli geliyor çoÄŸu zaman umarım görüşürüz hoşçakal…
hımmmmm…..akreppp anlaşılan gece bu günün gündemini oluÅŸturmuÅŸsun ama herkes yokolmuÅŸ bugün.bende ÅŸimdi geldim.ve geriye dönüp okumaktan keyif aldım….
bu tarzını ve aydın kimliğini paylaşmaya devam etmeni dilerim.
ayrıca venuse ve angell yaptığun göndermede,kendi adıma söylüyorum , hafif bir sitem sezdim…yanılıyormuyum.ateÅŸ harlıyken odun atmayın mı diyorsun ….
sitemmmm……bilmem ki,sen sezdiysen vardır küçük bi taÅŸlama,ama sizi eleÅŸtirdiÄŸimden deÄŸilde muhatap kabul etmemeniz noktasında fikrimi zikrettim sadece,kimse yok muÅŸ dersen evet ama olsun,okuyanlar ve keyif aldığını söyleyenler bizim mesut olmamıza kafi geliyor,bekleriz sık sık mahalleye….:))))
iyi aksamlar akrep bana sitemin neden anlayamadım ama????????
kızmadım angel,sadece bazı insanlarla tartışmanınn yersiz ve gereksiz olduğunu söylemeye çalıştım,sana kızarmıyım hiç
Başkaları ile ilgilenirsen birçok dostlar kazanabilirsin;başkalarının seninle ilgilenmesini beklersen, tek dost kazanamazsın.
Rüyaları gerçekleÅŸtirmenin en kısa yolu uyanmaktır…:)))
Offf Çok Sıkıldım… Bu Hayatın BaÅŸka Kanalı Yok mu?
Hiç kullanılmamış sahibinden satılık Beyin.Müraacat:Cahil :)))))
*BUNLARI DÜNYADA BİR TEK TÜRKLER YAPIYOR*
-Nerelisin? sorusuna cevap alındıktan sonra otamatikman 'içinden mi'diye sormak.
-Amca ,hala,dayı,teyze,görümce,kayınço,enişte elti, bacanak, kaynana ,kayınpeder,baldız,yenge,amcaoğlu,halağlu, dayıoğlu,vb.gibi akrabalık terimleri.
-Gelin kaynana çekişmesi.
-Sigarayı çoraba veya kulak arkasına koymak.
-Düğünlerde,eğlencelerde,toplantılarda,vb. içip ,içip olay çıkartmak.
-Kurufasülye-pilav-cacık, at-avrat-silah,devlet-mafya-polis,kavun-beyaz peynir-rakı, Metin-Ali-Feyyaz,Karpuz- peynir-ekmek vb. gibi üçlemeler.
Yürüyüş veya dolaşma esnasında eline tesbih,deynek, sopa vb. almak
-Mektuplarda "büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden" öpüp,"kestane kebap, acele cevap" beklemek.
-Yabancı dil öğrenirken önce küfürleri öğrenmek,yabancılara Türkçe Öğretirken önce küfürleri öğretmek.
-Yolculuk esnasında yanındakine "Yolculuk Ne Hemşerim? diye sorarak muhabbete başlamak.
-çırak -kalfa-usta ilişkisi.
-Büyüklerin yanında sigara içmemek, bacak bacak üstüne atmamak.
-Kendini tanıttıktan sonra diğer yarışmacı arkadaşlara başarılar dilemek.
-Japonları kastederek "Adamlar yapmış abi" demek.
-Ortaokul ve lisedeki anı - hatıra defterlerine yazarken "bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için…" diye baÅŸlamak.
-"Bizim askerdeyken bir çavuÅŸ vardı …" diye baÅŸlayan askerlik anıları.
-Ütü ütülemek, su sulamak, boya boyamak, uyku uyumak, yangın yanması, ölü ölmesi, vb. gibi dumur yaratan deyimler.
-Büyüklerin "biz sizin yaşınızdayken…" diye baÅŸlayan sözleri.
-Düğünlerdeki takı merasimleri.
-Otobüs, uçak,hastane vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak olduğu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konuşmak.
-"Hamili kart yakınımdır!"
-Yüzsüzce rüşvet istedikten sonra abartıp"Helal et" demek.
-Bir işe başvurarak muhtardan onaylı ikametgah,fotoğraf, nüfus cüzdanı sureti,noterden onaylı diploma fotokopisi, askerlik belgesi,vb.gerekmesi
-"Geldiniz mi?" veya "Siz mi Geldiniz?" gibi gereksiz sorular."Kim o?" sorusuna "Ben!" diye cevap vermek.
-Telefonu açan kişiye kendini tanıtmadan"orası neresi?" veya "Sen kimsin?" gibi sorular sormak.
-Neredeyse herkese,herÅŸeye takma isim bulmak.
-Misafir gelince hemen çay suyu koymak.
-"Senin paran burada geçmez! deyip karşıdakinin eline sarılmak.
-Paraları cüzdana veya cebe koyarken Atatürklerin aynı tarafa gelmesine dikkat etmek.
-Düğün, lokanta,vb. gibi yerlerde masaları birleştirerek oturmak.
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!
:))))))))
AKLINIZDA BULUNSUN
-Fazla Yağ Çekmeden Patlıcan Kızartmak:Patlıcan yağda kızartılmadan önce tuzlu suda 5 veya 10 dakika bekletilmelidir.Kararmaz ve fazla yağ çekmez.
-Izgara Yaparken ızgara yapacağınız her hangi bir şeyi ızgaranın üzürine koymadan önce ızgaranın iyice ısınmasını beklemelisiniz,aksi halde kızartacağınız etler ızgaraya yapışır.
BELKİ BİRGÜN İŞİNİZE YARAR
KBB
maşallah şiir köşesi olmuş burası
şiir köşesi mi???gerçekten şiir mi bunlar,ya kusura bakma hiç şiir görmedimde,sayenizde öğrenmiş oldum,teşekkür ederim
Bugün 01/03/2008 ÇAPKIN ATEŞ İsimli kuşumu kaybettim. Ne derece doğru kuş Demek Bilemiyorum.
O kuşdan öte bir varlık Neden Mi? Ellinin üzerinde cümle kurabilen konuşan çoğu kimsenin ağzına almadığı kadar ALLAH BİR , ALLAH BİR diyen YARABBİ YARABİ diye Şükreden. Nüfus kağıdı yoktu ama ÇAPKIN ATEŞ, ÇAPKIN ATEŞ diye gezen. BABAM BENİM ,BABAM BENİM; CANIM ANNEM, CANIM ANNEM Büyük çocuğa FATİH ABİM, FATİH ABİM; Küçüğe FARUK, FARUK Diye gezen BABACIK, BABACIK, BABACIĞIM BENİM,BABAM BENİİM BABAM BENİİM diye cümle kurabilen bir canlıya ne demek gerekir bilemem.
Bunlar şu anda aklıma gelenler. Bugün işe gelirken ayaklarımın dibine koşmasını nasıl unuturum bilemem sanki ayrılık vaktinin geldiğini anlamıştı. Beş Aydır hasta idi. Tam iyi oldu derken yitirdik. Öğlen onu kaybetmeden önce ÇAPKIN HAKKINI HELAL ET OĞLUM demiştim Umarım helal etmiştir minik kuşum, canım oğlum.
Sen KUŞ DEĞİL ÇAPKIN ATEŞ çoğu insandan daha fazla Bizi YARATANI bilen, ALLAH BİR, ALLAH BİR diyen YARABBİ, YARABBİ diye gezen bir varlıksın. Mekanın, CENNET OLSUN Rabbimize kavuştun Güle Güle Oğlum.
ÇAPKIN ATEŞ Sen bazı kuş beyinlilerin anlayamayacağı kadar zeki onların düşünemeyeceği kadar güzel konuşan, güzel konuştuğunu sananlardan bile, güzel ve net konuşan, GÜNAHSIZ, TERTEMİZ, RİYA, YALAN, HİLE, SAHTEKARLIK BİLMEYEN, ALLAH BİR, ALLAH BİR DİYEN, RABBİMİN GÜZEL YARATIKLARINDAN BİRİSİN.
Ben Kaktüs Tarlasına Girmiyorum. Ya Siz.
Cochineal; Kanarya adalarında ve Meksika da yaşayan bir böcektir. Doğal ortamında çoğaldığı gibi kültürel olarak da yetiştirilmektedir.
Kaktüs bitkisine kene gibi yapışarak hayatını sürdürür. Bu böcek kaktüs tarlalarında yetiştirilir.
Bu böcekler ve larvaları Meksikalı köylüler tarafından toplanır.
Köylüler kendi ihtiyaçları için Aztekler den kalma klasik yöntemlerle böceğin özütünden dünyanın en güzel renklerinden biri olan carmine üretirler
Aslında bu böceğe ve renge yabancı sayılmayız.
Pek aÅŸinayız…
Susadıkça aç bir cola…
İster coca cola ister cola turka.
Yok aslında birbirimizden farkımız.
Aztekler ve latinler böcekten elde edilen bu boyayı ip boyamada kullanırlar.
Hindistan yüksek mahkemesi coca-colanın sağlığa zaralı olduğu gerekçesi ile yasaklanması yönünde bir adım attı. Arkasından Letonya da ilköğretim okullarında coca cola ve pepsi yasaklandı. Ukrayna da bazı okullarda ve İngiltere de bir okulda yasaklandı.
Tabiki El Ezher üniversitesinin coca cola ve pepsinin içinde domuzdan mamul katkılar kullanıldığı için haram olduğuna dair fetvasını önemsemiyorum.
Biliyorsunuz İslam dünyasının en prestijli bu üniversitesi YÖK tarafından tanınmıyor.Bu yüzden onları listeye almadım!
Bu bir anti-semit propaganda değildir. Çünkü tevrat ve talmutta geçtiği gibi domuz ve böcekler ile onlardan elde edilen gıdalar yahudiler içinde haramdır,
Yada iç,anasını satayım…
Milyonlarca insan yanılmış olamaz.
Milyonlarca sineÄŸin yanılmadığı gibi….
**Nedense doğru iş yapana şu cümleler söylenir.
-El alemin doÄŸrusu sen misin?
-Senden baÅŸka doÄŸru yok mu?
-Bu dünyayı birtek sen mi? Düzelteceksin.
*İyi güzelde sen düzeltmek için çaba sarfetme,ben sarfetmeyeyim.
-Meydan zaten kalmış çapulcuya.
-Bu dünya kendiliğinden mi düzelecek?
-Bizlerde boÅŸ verirsek yaÅŸanacak yeri bu gidiÅŸle zor buluruz.
-Yoldan çıkmış yolsuza,
-İpini koparmış hırsıza,
-Ar damarını çatlatmışa,
-Haram, helal farketmez diyen arsıza,
-Doğru yolu göstermezsek kim gösterecek acaba?
**Yanlış mı Biliyorum?
-İmanın üç derecesi var.
Bir yerde kötülük varsa:
1.Elinle Düzelt.
2.Dilinle Düzelt.
3.İse kalbinle Buğuz etmek.
-En zayıf olanıda üçüncüsü.
-1.ve 2.Yapmaya Çalışıyorum Yanlış mı Yapıyorum?
Babada Kalacaktır
Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış:
- "Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum. Onu dokuz ay karnımda taşıdım."
Hakim kocaya sormuÅŸ:
- "Karınızı duydunuz. Bir diyeceğiniz var mı?"
Adam "Var tabii" demiş ve anlatmış:
- "Sayın hakim. Farzedelim ki canınız bir kutu soğuk kola istedi. Makineye parayı attınız ve kola geldi. Şimdi bu kola makinenin midir, yoksa parayı deliğe atanın mı?"
Hakim katibeye dönmüş:
- "Yaz kızım. Çocuk babada kalacaktır…"
DESENE OCAĞIM SÖNDÜ
Gurbette çalışan iki Karade¬ nizliden biri izinden dönmüş, hemşerisine memleketten haber ler veriyordu:
- Memlekette kar yağdı,kurtlar çakallar köye kadar indi,dedi. Bunun üzerine arkadaşı:
* Bir zarar verdiler mi?
* Sizin çilli horozu çakal kaptı.
* Peçi Karabaş nerede imuş?
* Eşek Karabaşa tekme atarak öldirmuş.
* EÅŸek deÄŸirmenda deÄŸul miydu?
* Değirmenden babanın tabutunu cetirmişdu.
* Uy, babam öldi mu?
* Öldü ya. Ananın ölümüne dayanamadu da..
* Ah anam ah! O da mu öldi?
* Eviniz yanarken kurtaramaduk.
* -Uyy desene ocaÄŸum söndü…:)))
Adam karısını o kadar çok seviyor ki, her akşam yatarken onun için şöyle dua ediyor.
"Allah'ım…Onun başı aÄŸrımasın, benim ki aÄŸrısın…Onun bir yeri kırılmasın, benim ki kırılsın…O üzülmesin, ben üzüleyim…"
Son olarakda şöyle diyordu:
Allah'ım…onu dul bırakma, beni dul bırak…" :))))))))))
AKŞAM SERİNLİĞİ
Bir grup turist, kendi aralarında konuşuyorlardı. İngiliz hidrojeni patlatacaklarını, Rusla Amerikalı Ay ve Merih'i fethedeceklerini söylüyorlardı. Sıra bizim Temel'e gelince:
-Şu yakında, ha biz da cüneşe cideceğuz, dedi.
Böyle bir tasarıdan hiç birisinin haberi yoktu. Hayretle sordular:
* Nasıl olur, henüz yıldızların keşfedilmediği bir evrende, güneşe gidebilmek, olacak şey değil!
* Peki o kadar sıcağa nasıl karşı koyabileceksiniz?
* Hesabı sıkı yapılmıştır. AkÅŸam serunluÄŸunda cideceÄŸuz da…der bizim Karadenizli.
şimdi bu tazıları okuyanlar kendi kendilerine böyle bi sitede ne alaka böyle şeyler diyebilirler,
evet doğru,bu site eski lşkilerimizdeki dingillerin veritabanı diye adlandırılmış,bir haftadır bu mahalleye uğruyorum..
baktım ortalıkta çok kısır tartışmalar ve gereksiz kalp kırmalar yaşanıyor hararetli hararetli..
dedimki kendi kendime..
sende farklı biÅŸeyler yazda gülmeye ve düşünmeye çok ihtiyacı olan bi toplum olarak arkadaÅŸlarıma bi faydam olsun…
belki yadırgayabilirsiniz…
ve yine belki çok haklıda olabilirsiniz..
onu ben bilmiyorum,
buda acizane benim düşüncem,
saygı duymanızı beklerim doÄŸrusu…umarım çokÅŸey istemiyorumdur,kapiÅŸÅŸÅŸÅŸ:)))))
YEMEKTEN SONRA MI?
Doktor hastasını muayene ettikten sonra saptadığı perhiz programını yazıyormuş:
- Sabahları bir dilim ekmekle
yüz gram beyaz peynir. Öğleyin biraz salata ve haşlama et. Akşamları
bir dilim ekmek, yaÄŸsız süt ve bol meyve yiyeceksiniz…
Hasta:; Peki doktor bey, bu yazdırdıklarınızı yemekten
sonra mı yiyeceğim yoksa yemekten önce mi?
KÖTÜ HABER
- Sabahın bu erken saatinde sizi rahatsız ettiğim için özür dilerim, dedi doktor telefonda hastasına. "Ama tahlil sonuçlarınızı aldım ve size verecek çok önemli haberlerim var. Kötü haberle mi başlayayım, yoksa çok kötü haberle mi?
- Kötüsüyle başlayın doktor,dedi hasta sinirli bir sesle.
* Şey, dedi doktor. Teşhisime göre yirmi dört saat
ömrünüz kaldı.
* Zavallı hasta donup kaldı. Sonra biraz gücünü
toplayıp sordu:
* Peki çok kötü olan haber ne?
* Size dün haber verecektim, ama telefonunuz ce¬vap vermiyordu.
AKIL
Temel bir gün Dursun' a balık kılçığı yemenin insanın kafasını çalıştırdığını söylemiş. Bu habere sevinen Dursun yanına Temel'i de alarak hemen bir balık lokantasına gitmiş. Az sonra gelen balıkların etini Temel, kılçıklarını Dursun yemiş. Böylece üç porsiyon balık tü¬ketildikten sonra Dursun hesabı ödemiş ve dışarıya çıkmışlar. Yolda bir ara Dursun:
* Baa bak Temel. Sen galiba kazuklayisen beni..?
Temel gülerek cevap vermiş.
* Bak, gördün mü? Kafan çalışmaya başladı bile..?
- OTOBÜS
Temel ile Dursun otobüsle İstanbul'a gidiyorlardı. Yolun yarısına gelince şoför:
- Sayın yolcular, şanzıman bozuldu bir saat mo¬la veriyoruz..
Temel sordu:
- Yahu Dursun, bu şanzıman nedir?
-Ha şu vites var ya, işte oni çalıştıran alettir.
Temel sinirlendi:
- Ben onun bozulacağını baÅŸtan anlamıştım. Åžoför ha bire onunla oynuyordu…
akrep sıteye degısıklık katmıssın
teşekkür ederim beğendinmi
burdamısın
yukarıdada yazdım,değişiklik olsun istedim,gelen tepkiler olumsuz olursa yapmayız bidaha olur biter
Ey Türk Kadını..
BİRİNCİ VAZİFEN BULAŞIK, ÇAMAŞIR VE
KOCANA SAHİP
ÇIKMAKTIR.
MEVCUDİYETİNİN YEGANE
TEMELİ BUDUR. KOCAN EN KIYMETLİ
HAZİNENDİR. SENİ BU
HAZİNEDEN MAHRUM ETMEK İSTEYECEK
KAYNANAN, KAYNATAN VE
GÖRÜMCELERİN
OLABİLİR. BİRGÜN EVLİLİGİNİ KURTARMAK
MECBURİYETİNE
DÜŞERSEN, VAZİFEYE
ATILMAK İÇİN BULAŞIK VE ÇAMAŞIRI
DÜŞÜNMEYECEKSİN. BU DURUM
ELEKTRİĞİN VE
SUYUN KESİLDİGİ ANDA ORTAYA ÇIKABİLİR.
EVLİLİGİNE TECAVÜZ
ETMEK ISTEYEN KAYNANAN KAYNATAN VE
GÖRÜMCELERİN, HAYATTA EMSALİ
GÖRÜLMEMİŞ, BİR
GALİBİYETİN MUMESSİLİ OLABİLİRLER.
HAYATTA KILIBIK KOCAN, ZOR
BİR
İHTİMAL DE
OLSA, BAŞKA KARILARA GÖZ DİKMİŞ
OLABİLİR. AİLENİZ FAKRU ZARURET
İÇİNDE
HARAP
VE BİTAP DÜŞMÜŞ OLABİLİR.
EY ASİL TÜRK KADINI. İŞTE BU AHVAL VE
ŞERAİT İÇİNDE DAHİ
VAZİFEN YUVANI
KURTARMAKTIR. ANASININ KUZUSU OLAN
KOCANI ADAM ETMEK SENİN
ELİNDEDİR.
İHTIYAÇ DUYDUGUN MERDANE DOLABIN SOL
UST KÖŞESİNDE
SAKLIDIR.
HADI KOLAY GELSIN
merdane de olmasa tam süper olacakmış ama neyse hadi,:)))))) güzel olmuş dimi ama
Ege bir yunan gölü deeldir,
Ege bir Türk gölü de deeldir,
Binaenaleyh Ege bir göl deeldir.
Süleyman Demirel
-yedi yedi daha ne edeerr? ?
kalabalık: - ondöört
- haayyııırr. . . yedi yedi daha ne edeeer?
kalabalık: ? ? kırkdokuuzz
- haayııırr. . bugün günlerden neee?
kalabalık: cumartesiiii
- haayııırr. . bugün ayın kaçııı? ?
kalabalik: yedisiii
- aylardan neee?
kalabalik: temmuuuuzz
- yedi yedi daha ne edeerr?
kalabalık: ? ? ?
Tansu Çiller, 7 temmuz günü Yalova'lılara 77. il oldukları müjdesini vermeye çalışıyor …
Türkiye'de petrol vardı da, tankerlerin hortumuna ağzımızı dayayarak biz mi içtik?
Süleyman Demirel
"Bir koyup üç alacağız"
Turgut Özal - Türkiye'nin körfez savaşına katılması babında
- Erken seçim olmasaydı 2084′ e kadar iktidar' da kalacaktık.
Ecevit
"Saadet Partisi bir fabrikadır. Müslüman'ı alııır ÅŸuurlu Müslüman yapar. nasıl ÅŸuurlu Müslüman yapıyor? alıyor Müslüman'ı başına üç tane çivi çakıyor. bir tanesi cihat çivisi, ikincisi haftalık toplantı çivisi, üçüncüsü de milli gazete çivisi. bir insanin başına cihat çivisi, haftalık toplantı çivisi, milli gazete çivisi çakılmışsa bu insan artık ÅŸuurlu Müslüman olmuÅŸtur … "
Necmettin Erbakan
sevgili Samsun'lular, mübarek ramazan bayramınızı (kurban bayramıdır ve arkadan bir görevli "kurban bayramı efem" diye uyarır), … mübarek ramazan bayramınızı olmasa daaaaaaa en az onun kadar mübarek kurban bayramınızı kutlarııııııımmm …
tabi ki Tansu çiller
60′lı yıllarda Kıbrıs meselesinden ötürü İngiltere'yle aramız iyi deÄŸilken ve İngiliz dışiÅŸleri bakanına kamuoyu acayip gıcık
olmakta iken İngiltere ziyareti dönüşünde gazetecilerle Süleyman Demirel arasında geçen diyalog:
- efendim neden İngiliz dışişleri bakanının elini sıktınız?
- neresini sıkacaktık gardeşim
"sayın Öcalan. .. . sayın değil tabii"
Tansu Çiller
bu kadar olur dimi,eeee ne yaparsın neye layıksak öyle yönetiliriz…..
Avrupa Yakası
Gaffur'un Çakkıdı'dan sonra en sevdiği şarkı
İYİ DÜŞÜN TAŞIN
Faydası yoktur gözlerdeki yaşın,
Gitmeden evvel iyi düşün taşın.
Mutluluğu bulacağım diyorsun amma,
Ne zaman?
Ne zaman?
Bak yine mutsuz senin her bakışın,
Gel beni dinle benim yavru kuÅŸum.
Unutulsa bile aÅŸklar
Unutulmaz hiç,
Anılar..
Anılar..
Bütün yollar kapalı,
Hiç ışık yok uzaklarda,
Neden terk etmek istersin,
Neden durmuyor zaman?..
Hayatı bir kadehte içsek ya şimdi?
Hani yanına meze olsa acılar,
Masanın altına yollasak dertleri
Ve kederler sigara tablasında sönse…
Hani tüm anıları davet etsek masamıza;
Gelmeyene gücensek,
Geleni sarhoÅŸ etsek?
Sabahı bulsa sohbetlerimiz
Ve biz inatla uykuyla dövüşsek…
Hani tüm sevdiklerimize
Onları ne kadar sevdiğimizi söylesek;
Peçeteye yazıp bir şarkı göndersek?
Dibini bulurken rakımız,biramız
Biz yenisini getirsek,
Hiç bitmesek…
Hani dostlukları,kardeşliği ve aşkı
Hiç tüketmesek?
Ne kadar acıksa da yüreklerimiz;
Biz hep aç karnına içsek…
BİR KADIN NASIL MUTLU EDİLİR ?
Çok zor değil.
BİR ERKEK, BİR KADINI MUTLU ETMESİ İÇİN YALNIZCA ŞUNLAR OLMAK
ZORUNDADIR…
01. bir dost
02. bir yoldaÅŸ
03. bir aşık
04. bir aÄŸabey
05. bir baba
06. bir usta
07. bir aşçı
08. bir elektrikçi
09. bir marangoz
10. bir muslukçu
11. bir tamirci
12. bir dekoratör
13. bir stilist
16. bir psikolog
17. bir haÅŸere yok edici
18. bir psikiyatrist
19. bir şifacı
20. iyi bir dinleyici
21. bir organizatör
22. iyi bir baba
23. çok temiz
24. sempatik
25. atletik
26. sıcak
27. kibar
28. nazik
29. zeki
30. komik
31. yaratıcı
32. ÅŸefkatli
33. güçlü
34. anlayışlı
35. hoşgörülü
36. saÄŸduyulu
37. hırslı
38. yetenekli
39. cesur
40. kararlı
41. doÄŸru
….
….
….
11987. güvenilir
11988. tutkulu
TABİİ, ŞUNLARI DA UNUTMADAN:
11989. ona düzenli olarak iltifat etmek
11990. alışverişi sevmek
11991. dürüst olmak
11992. çok zengin olmak
11993. onu strese sokmamak
11994. başka kızlara bakmamak
VE AYNI ZAMANDA SUNLARI DA YAPMALIDIR:
11995. kendinden çok ona odaklanmak
11996. ona, özellikle kendisi için çok fazla zaman ayırmak
11997. nereye gittiğine aldırmadan ona çok fazla yer sunmak
ŞUNLAR DA ÇOK ÖNEMLİ:
Asla unutulmayacaklar:
11998. doğum günleri
11999. yıldönümleri
12000. onun aldığı kararlar
*BİR ERKEK NASIL MUTLU EDİLİR!!!* :
1. Karnini iyice doyurun
2. Uzaktan kumanda ve çayını verip rahat bırakın
3. O istediÄŸi zaman beraber olun.
Huzursuzluk belirtisi gösterirse Madde-1 den tekrar baÅŸlayın…
___________
_______
:))))))
abartmışın diyenler parmak kaldırsın bakayım:))
yanlış cevap,doğru cevap az bile olmuş olacaktı :)))))
ALLAH SAHİBİNE BAGIÅžLASIN…
Ben bilemediÄŸimi bildiÄŸim için diÄŸer insanlardan akıllıyım….Sokrates
demiş üstat
Sevginin, insan psikolijisine olumlu katkı yaptığını vurgulayan Mevlânâ Hazretleri aşk ve sevginin benliği hor ve hakir kılıp, insanı yükselttiğine dikkat çekiyor. “Onsuz bütün beden tamahtan ibarettir. Tamah ise alçaltandır. Sevgi ve şefkat insanın, öfke ve şefkat ise hayvanın temel hasletleridir. Sevgi güneştir; ama kusurları örtmede gece gibi olun!� şeklinde özetler aşk ve sevgiyi.
Osmanlı İmporatorluğu’nun en şaşaalı döneminde yaşamış ve koca imparatorluğun bir anlamda kaderine hükmeden kararlara etki eden birisi olarak Hürrem Sultan’ın bu anlamda Kanuni Sultan Süleyman’a yazdığı mektup ve ona hitapta kullandığı ifadeler çok önemli;
“Ayağınızın bastığı toprağı yüzlerce defa öptükten sonra, benim güneşim ve saadetimin sermayesi sultanım.�
“Eğer siz, bu ayrılık ateşi ile yanmış, ciğeri kebap, sinesi harap olmuş, gözleri yaşla dolmuş, gecesini gündüzünden ayıramayacak kadar hasret denizinde boğulmuş biçareyi; aşkınızla, Ferhat ve Mecnun’dan beter olmuş âşık kölenizi sorarsanız, sultanımdan ayrı olduğumdan beri bülbül misâli âhım ve feryatlarım dinmemiştir. Öyle bir hale düştüm ki, bu hasretin verdiği kahrı ve acıyı, Rabbim düşmanlarıma vermesin.�
Saraya bir esir olarak getirilen Hürrem Sultan’ı görür görmez Kanuni Sultan Süleyman Han’ın da bir anda âşık olduğunu haber verir kaynaklar. İnsan bir kere de âşık olunca artık onu anlatmayla geçer bütün vakti. Hürrem Sultan’ın Kanuni’ye yazdığı o sözlerden sonra şimdi gelin hep birlikte Kanuni Sultan Süleyman’ın onun için neler yazdığına bakalım:
“Benim birlikte olduğum, sevgilim, parıldayan ay’ım, can dostum, en yakınım, güzellerin şahı sultanım. Hayatımın, yaşamımın sebebi cennetim, kevser şarabım. Baharım, sevincim, günlerimin anlamı, gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim, benim gülen gülüm. Sevinç kaynağım, eğlenceli meclisim, nurlu parlak ışığım, meşalem. Turuncum, narım, narencim, hayatımın aydınlığı. Gönlümdeki Mısır’ın sultanı, varlığımın anlamı, İstanbul’um, Karaman’ım, Bütün Anadolu ve Rum ülkesindeki diyara bedel sevdiğim.
İbrahim Hakkı Hazretleri’nin eşlerine yazdığı mektuptan şefkat, sevgi ve aşk dolu ifadeler de şöyle:
“İzzetli, hürmetli, hakikatli, adamlıklı, şefkatli, hatırlı, gönüllü, asilli, usullu, akıllı, izanlı, hünerli, marifetli, üsluplu, yakışıklı, güzel huylu, tatlı dilli, uzun boylu ince belli, ayıpsız hatunum, helalim Firdevs Hatun huzuruna, derun-i dilden ve can u gönülden selamlar ve dualar edip ol mübarek nazik hatırın sual ederiz, Huda’nın birliğine emanet veririz. Benim nazlı yar-ı gamgusârım. Benim şenliğim, şöhretim, benim sevdiğim, keyfim, benim canım Firdevsim! Neylersin n’işlersin, ne keyftesin, ne fikirdesin, ne haldesin, ne demdesin? Benim güzelim, garip gönlünü ne ile eğlersin? Benim güzel keyfim, senden ayrılmak ne çetin ahval imiş bilmezdim.
__________________
KADINLAR ÇOK DEĞERLiDiR.
Bir konuşma sırasında adamın biri kadının birine sormuş:
Nasıl bir erkek arıyorsun?'
Kadın bir süre sessiz kaldıktan sonra adamın gözlerinin içine bakarak sormuş: 'Gerçekten bilmek istiyor musun?'
Adam biraz isteksiz, 'Evet' demiÅŸ.
Ve kadın baÅŸlamış anlatmaya…
'Bugün ve bu yaşta bir kadın olarak, bir erkeğe onun benim için, benim kendime yapabileceğimden fazla ne yapabileceğini soracak konumdayım.Kendi masraflarımı karşılayabiliyorum; bir erkeğin yada bir başka kadının yardımına gerek duymadan evimi idare ediyorum.
Böyle olunca, 'Sen masaya ne koyuyorsun?' sorusunu sorma konumundayım.
Adam kadina bakmış. Paradan söz ettiğini düşünüyormuş.
Kadın hemen bu düşünceyi düzeltmiş: 'Sözünü ettiğim, para değil. Ondan öte bir şey istiyorum. Hayatın her alanında mükemmeliyeti arayan bir erkeğe ihtiyacım var.'
Adam arkasına yaslanıp kollarını kavuşturarak kadından biraz daha açıklama istemiş.
Kadın baÅŸlamış anlatmaya:'Kendini zihnen mükemmelleÅŸtirmeye çalışan birini istiyorum, çünkü sohbet ve zihnen uyarılma arıyorum. Basit bir adama ihtiyacım yok.Ruhen mükemmelleÅŸmeye çalışan birini arıyorum, çünkü dengesiz bir birleÅŸmeye ihtiyacım yok. İnananlarla inanmayanların bir araya gelmesi felakete yol açar. Bir kadın olarak yaÅŸadıklarımı anlayacak kadar duyarlı, ayağımı saÄŸlam basmamı saÄŸlayacak kadar güçlü bir erkek arıyorum. Saygı duyabileceÄŸim birini arıyorum. Ona boyun eÄŸmem için onu saymam gerekir. Kendi iÅŸini yürütemeyen adama boyun eÄŸemem. Boyun eÄŸme konusunda sorunum yok… yeter ki buna deÄŸer biri olsun. Tanrı kadını erkeÄŸe eÅŸ ve yardımcı olarak yaratmış. Kendine yardım edemeyen adama ben yardım edemem.'
Kadın aklından geçenleri böyle döküverdikten sonra adama bakmiş.Adam yüzünde şaşkın bir ifadeyle otura kalmış: 'Çok fazla istiyorsun.' demiş.'Değerim çok fazla.' diye yanıtlamış kadın.
BiR ANNENiN ANNECE DERSi
Aşçılığıyla ün yapmış yaşlı bir kadın, akşam yemeğine
gelecek olan oğlu ve yeni gelini için yine mutfağına kapanmış,
yemek yapıyordu….
Aynı akÅŸam yemeÄŸe eski bir aile dostu da davetliydi…
Beklenen misafirler gelip sofraya oturduklarında çok şaşırtıcı
bir durumla karşılaÅŸtılar…
YaÅŸlı kadının o gece yaptığı yemekler deÄŸme oburların bile iÅŸtahını kapatacak kadar berbattı…
Tatlılar un kokuyordu, patatesler yanmıştı, köfteler ise neredeyse hiç piÅŸmemiÅŸti…
OÄŸlu, yeni gelini ve aile dostu, kadıncağıza durumu fark ettirmemek için ellerinden geleni yaptılarsa da, yemek sırasında pek iÅŸtahlı göründükleri söylenemezdi…
Nihayet yemek bitti ve yeni evli çift annelerinin ellerini öperek
evlerine gittiler. Aile dostları ise biraz daha kaldıktan sonra
gitmeyi düşünüyordu. Oğlu ve gelini gittikten sonra,
yaşlı kadına:
"Senin harika bir aşçı olduÄŸunu adım gibi biliyorum"…
Bana söyler misin, bu geceki yemekler neden o kadar kötüydü? Bence
ya hastasın ya da bir BiLDiğiN var." dedi.
Yaşlı kadın gülümseyerek cevap verdi:
"Hayır, hiçbir şeyim yok. Kasten yaptım. Bu yemekten sonra oğlum asla ikide bir annesinin yemeklerini hatırlatıp
karısının kalbini kıramayacak.
Anneye bak ya,helel olsun demek vede elini öpmek lazım,gerçektende tecrübe mükemmel bişey
__________________
ÇARŞI MAÇ GÜNÜ ALKOLE KARŞI
İTALYANLARIN nazara karşı ulu orta "İo mi tocco" (Kendime dokunayım), diğer bir deyişle "Penis avuçlama" inancına mahkemeden yasak geldi.
Batıl inanç sahibi İtalyan erkekleri felaketlerden veya ciddi sorunlardan söz ederken pantolonlarının üzerinden erkeklik organlarını avuçlayarak kendilerince nazara karşı önlem almayı amaçlıyorlardı.
Karar, Como yakınlarındaki bir kasabada uluorta penisini avuçlayan 42 yaşında bir adama yönelik şikayet üzerine alındı.
Mahkemede 200 Euro para cezasına çarptırılan adamın, bu hareketin nazara karşı refleks olduğu savunması kabul edilmedi ve eylem suç sayıldı.
Aynı hareketi başbakanlığı sırasında Silvio Berlusconi de bir geçit töreninde yapmış ve büyük eleştiriler almıştı. Berlusconi kendisini, "Irak’taki askerlerimizin başına bir şey gelmesin diye temennide bulunmuştum" şeklinde savunmuştu
batıl inanca bak ya,gerçektende çok batıllll…:))
bizimde mahalleyi terketme vaktimiz geliyor sanırım
çarşı yengeçlerede karşı!!!!
:))))
sen medusa medusa diye dağları del,iki cümle konuştum diye kendini buğday ambarında sandın:)))))
arkadaÅŸlar merhaba
ahh medusa ahhhhhhhhhhhhhh
beşiktaşımıza liderlik de yakışır be gülüm
AKREP YAZDIKLARIN İÇİN ELİNE SAGLIK BEN SANA YENGEÇ FİLAN DİYORUM AMA İNSAN SEVD,GİNE TAKILIR BE GÜLÜM.. BEN HER GÜN AMBARDAYIM SEN NASIL TAHMİN ETTİN BÖYLE BİR ÅžEYİ BENİM İŞİM O YALÇIN… ÇARÅžI NIN YEMİNİNİ BİLİYORMUSUN SEN BAKALIM?
bilmezmiyimmmmm
fatih z deki sayfa bana ait olacak heralde,ama çok hoş bi sayfa yapıcam,dileyen takılır
Akıllı bir kimse, düşmanından da akıl öğrenmeyi ihmal etmez.
Erkekler şaraba benzer, geçen yıllar kötülerini eskitir iyilerini olgunlaştırır.
Sorun, insanların kendilerine söylenen şeyleri yapmalarını sağlamak değil, söylenmeyen hatta söylenmeyecek olanları yapmalarını sağlamaktır
Bir gemiyi iki reis batırır.
Dün yaptığınız şey size hala çok iyi görünüyorsa , bugün yeterli değilsiniz demektir.
Elmas nasıl yontulmadan mükemmelleÅŸmezse, insan da acı çekmeden olgunlaÅŸmaz…….
Evinizin eÅŸiÄŸini temizlemeden komÅŸunuzun damındaki karlardan ÅŸikayet etmeyiniz….
ben yokken neler olmuÅŸ böyle….
buzlar erimeden gelmedin sende,eridimi buzlar sizin mahallede
Adamın biri arabasıyla giderken yolda bir yolcu alır arabaya….
adam arka tarafa biner…..
şöför :
- eee hemÅŸerim kimsin nereye gidersin…der….
Yolcu :
- ben Azrailim..canını almaya geldim der……
şöför alaycı bir tavırla :
- sen mi Azrailsin der..yaw senin gibi Azrail olurmu hiç der….
yolcu sakin bir tavırla :
- sen daha önce Azrail gördünmüde tarif ediyorsun der…
ve ekler yolcu….
- inanmadın bana öylemi der….
Şöför :
- inanmadım tabii der……
Yolcu :
- o zaman 200 metre ileride bir adam daha alacaksın der…..
gerçekten de adamın dediği gibi şöför 200 metre ilerde bir yolcu
daha alır..
ama yolcu ön tarafa oturur…olaylar bundan sonra daha da enteresanlaşır…..
şöför yanındakine :
- ee sen kimsin nereye gidersin der….
Öndeki :
- abi beni merkezde biryerde indirirsen çok sevinirim adım felanca der……
Şöför :
- yaw şu arkadaki adam bana Azrailim diyo görüyonmu şu herifi
hem iyilik ediyoz hemde dalga geçiyor zibidi der….
öndeki arkaya bakar ama kimse yoktur….
öndeki :
- abi arkada kimse yokki…..
şöför hışımla arkaya bakar ve
- körmüsün be adam arkada oturuyor ya der…..
öndeki arkaya bir daha bakar ve
- abi senin kafan iyimi yoksa dalga mı geçiyorsun der…
bu sefer arkadaki söze girer….
- gördünmü der öndeki beni ne duyabilir nede görebilir der şöföre.
şöförün bir anda dizlerinin bağı çözülür bet beniz atar….
arkadaki şöföre…
- hadi der arabayı kenara çek 2 rekat namaz kıl canını alacam der…..
şöför aÄŸlamaklı çaresiz bir ÅŸekilde arabayı kenara çeker ve iner arabadan…..
sonra….
sonra ne olmuÅŸ biliyormusunuz?????
adamlar arabayı aldığı gibi kaçmışlar…
bazı horozlar güneÅŸin onların yüzünden doÄŸduÄŸunu sanırlar…
ancak birlikte oynamayı becerebilen çiftler birarada kalmayı baÅŸarır…ingiliz atasözü
insanların en çok inandıkları şeyler,en az anladıklarıdır..montaigne
hafif acılar konuÅŸabilir ama derin acılar dilsizdir…..
kuvvete dayanmayan adalet aciz,adalete dayanmayan kuvvet zalimdir….pascal
akreppp sen çok deÄŸiÅŸik birisin……suyu donduran sen,eriten sen :)))
zevki kararında bırakmalı,yoksa zevkin sonu ıstıraptır…akreppp :))))
dünyada hiç bir ÅŸey insanı kin besleme duygusu kadar yıpratmaz…
merhabalar venuse hanımm
neden değişikmişim bakayım
umutlarımıza göre söz verir ve korkularımıza göre hareket ederiz…
hayattan yakınanlar,ondan olmayacak ÅŸeyler isteyenlerdir…
mutluluk,farkında olmadan açık bıraktığımız kapıdan gelir…. kesinlikle böyle bu iÅŸ…
insan gülebildiÄŸi kadar insandır…
"Aşk" (Üstad N.Fazıl'dan)
Tam otuz yıl saatim işlemiş be durmuşum, gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum.
Diyorlar Bana, kalsın şiirde sözde yerde , Sen araştır, göklere çıkan merdiven nerde.
Anladım işi; San'at ALLAH'ı aramakmış, Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış.
Zehirle pişmiş aşı yemeye kimler gelir? Dilsizce, yalnız ALLAH (C.C.) demeye kimler gelir?
Seni aramam için beni uzağa attın, Alemi benim, beni Kendin için yarattın.
Tel tel iplik iplikte dikseler ağzımı, Tek ses duysalar; ALLAH (C.C.) yoklayanlar nabzımı.
Tutuşturanlar, lûgat kitabını elime, Bilsin; ALLAH'tan (C.C.) başka bilmiyorum kelime.
Ellerime uzanan dudakları tepeyim, ALLAH (C.C.) diyen gel seni ayağından öpeyim.
Ne var ki pazarlığa girişecek ecelle, sermayem tek kelime ALLAH (C.C.) Azze ve Celle.
Güzel ALLAH'ım (C.C.), Senden ne gelecekse gelsin, Sen ki Rahmetinle de Kahrınla da güzelsin.
Neye yaklaşsam, sonu uzaklık ve kırgınlık, Anlaki yok ALLAH'tan (C.C.) başkasıyla yakınlık.
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş türkçesi, Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi.
Neye baksam aynı şey neyi görsem aynı şey, Olan Sensin, hey gidi hakikat Sultanı hey.
Bu yük Senden ALLAH'ım (C.C.), çekeceğim naçarım, Senden Sana sığınır, Senden Sana kaçarım.
Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten, Affet Senden habersiz aldığım her nefesten.
ALLAH (C.C.) dostunu gördüm bundan altı yıl evvel, Bir akşamdı ki, zaman donacak kadar güzel,
Bana yakan gözlerle bir kerecik baktınız, Ruhuma, büyük temel çivisi çaktınız.
Düşünüyorum O'ndan evvel zaman varmıydı? Hakikatler boşluğa bakan aynalarmıydı?
Müjdecim, kurtarıcım, Efendim, Peygamberim, Sana uymayan ölçü hayat olsa teperim.
O yüz, her hattı tevhid kaleminden bir satır, O yüz ki göz değince ALLAH'ı (C.C.) hatırlatır.
Sual: Ey veli, insan nasıl olmalı söyle, Cevap: son anda nasıl olacaksa, hep öyle.
Büyük Randevu, bilsem nerede saat kaçta, Tabutumun tahtası bilsem hangi ağaçta.
Bu dünyada renk, nakış, lezzet, ne varsa küsüm, Gözümde son marifet, Azrail'e (A.S.) tebessüm.
Ölüm ölene bayram, bayrama sevinmek var, Oh ne güzel bayramda tahta ata binmek var.
O demde ki perdeler kalkar, perdeler iner, Azrail'e (A.S.) "hoş geldin" diyebilmekte hüner.
Öleceğiz, müjdeler olsun, müjdeler olsun, Ölümüde öldüren Rabb'e secdeler olsun.
Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber, Hiç güzel olmasaydı, ölürmüydü Peygamber (SAV) ?
seni rahmetle anıyoruz
__________________
ölçüleri kendin ayarlıyorsun da ondannn……
millet bunu farkedene kadar da akrepp söyleyeceğini söylüyor :)
YÜREĞİMDEN HERKESE YÜREĞİMİN SESİ
Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin…
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan,´Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?´ diye bir soruyla bile karşılaşabilirsin.
İki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen,´Ama senin için şunu yaptım´ derken o,´Şunu yapmadın´ diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka hiç getirmediğin bir iddiayla karşılaşacaksındır.
Üzülme, sen aşkı yaşaması gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. ´Peki, o ne yaptı?´ deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Senin hayatı ıskalama lüksün yok. Onun varsa bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.
Her zamanki gibi yaÅŸayacaksın sen.´Acılara tutunarak´ yaÅŸamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuÅŸ yani, yalnızlık o kadar da kötü bir ÅŸey deÄŸil. Sen mutluluÄŸu hiçbir zaman bir tek kiÅŸiye baÄŸlamadın ki… Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç girmediÄŸin sokaklarında gezip yeni yaÅŸamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediÄŸin kadar sarhoÅŸ olma özgürlüğü de cabası….
Sen yüreÄŸinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun ki aslolan YÜREKTİR. Yürek sesini bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaÅŸadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreÄŸini ve yüreÄŸinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneÅŸe hasret günler.Ve o zaman kutuplarda yetiÅŸen cılız ve minik bitkiler deÄŸil,güneÅŸin çiçekleri dolduracak yüreÄŸini….
ayarlama diyorsan susalım,keyif almadıysan boşuna uğraşmışız demektir
yanlış anlaşılmak istemem…sadece zekanızın yüksek seviyede olduÄŸunu düşünüyorum
bu arada yazılarınızın da okunmalı olduÄŸunu düşünüyorum….
ben çıkmak zorundayım…..size iyi akÅŸamlar.
Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz , atılgan
ve hareketli, diğeri ise çok saf , dürüst ve sessizdi.
Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin
bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz
ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir.
Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir.
Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve onun evlenmek üzere olan nişanlısını çok beğendiğini ve kendisine vermesini ister.
Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.
Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardir ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir.
Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur
ve birden arkadaşı aklına gelir…
(ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek) arkadasının iş yerine gider ve çalışmak için iş ister.
Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlik ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz.
Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilâç alamadağını söyler.
Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istedigi ilâçlarî alır ve adamcağıza verir.
Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar
Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını ona bırakmıştır.
Saf adam artık zengindir.
Biraz da sevdiği dostuna kırgınlığından dolayı dostunun işyerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir.
Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister.
Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur,
Kimsesi olmadığını öğrendiği kadına ; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte yaşayalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç düşünmeden kabul eder.
Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine uygun bir kız bulup evlenmesini söyler,
Bizimki böyle bir kıza nasıl ulaşacağını, kendisinin tanidığı olmadığını söyler.
Yaşlı kadın ona uygun bir kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler.
Görüşmeler sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır.
Bizimkisi kırgın olduÄŸu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır … Biraz da geldiÄŸi konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir
Düğün günü gelir çatar . Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek isteğiyle mikrofonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya ;
Eskiden çok sevdiğim bir dostum vardı . Bir gün işleri bozulunca benden
borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendigini söyleyerek benden istedi.
Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim.
İşlerim bozuldugunda onun fabrikasina gittim ve çalişmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi.
Çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum Çünkü biz gerçek dosttuk.
Bu konusma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve baslar konuşmaya;
Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek
nişanlısını da verdi .
Nişanlısını istememin nedeni ise o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı .
Çünkü O kadın (Hayat kadınıydı ) Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu şekilde kurtardım.
İşleri bozulduğunda gelip benden iş istedi,
Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim
Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı.
Babam ölmek üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım.
Evine gelen dilenci kadın benim annemdi
Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim.
Şu anda evlenmekte olduğu kişi de benim kız kardeşim.
Onu arkadaşımla evlenmesine ben iknâ ettim
HerÅŸey senin içindi…
teşekkürler sanada,görüşmek dileğiyle
slmm millettt……..
selam ebruli:)
naberr?canımm yaa görüşemiyoruzz kayıpsınnnn…..
iyidiir senden naber evet net sorunum oldu bir kaç gün
neleer yapıyırsun
hastayımm benn yaaa:(:(çokk kötüyüm kaç gündür yatıodumm daha yeni kalkabildimm vallaaa……
geçmiş olsun neyin varki ebrulii
saolll cnm…yüksek ateÅŸ ve baÅŸagrısı….
kötü yaaa
kalkmana sevindimmm
doktora gitse idin keÅŸke
nereye gittin cnm
kimse yok galiba bu gece
naber fantastikcim…..artık gecelerimi giriyorsun…
hayırdır uyku problemin mi var arkadaşım ?
iyidir venüseciğim senden naber yok girmemde nöbetçi idim dün gece o yüzden uyku problemimde yok
aaaaa sen doktor musun ?
inanmıyorummmmm…..
mehmet coÅŸkundeniz gibi deÄŸil ama dimi :)
arkadaÅŸlar nerdesiniz ?akreppp,angell,medusa,sosa….
herkes bugün yok….dimi fantastikcim :(
hee yok venüscüğümm çokmu üzüldünn
ben varım olmazmı venüscüğüm?
ne demek fantastikcim.sen yeterki kaybolma….
senin tarzında kaybolma var çünkü….
günaydın herkese
evet ikimizin tarzı farklı çünkü venüscüğüm
günaydın alev
hoÅŸgeldin
hoşbulduk nasılsınız
tÅŸkler iyiyiz siz?
bizlerde iyiyiz efendim..ayyyyyyyy ne ciddi bir muhabbet bu böyle…
:))))
sen başlattın alevv
galiba öyle oldu….
dimi bak:)
ne var ne yok alev neler yapıyorsun bugün de canın sıkılıyormu?
bu şeye benzedi hani kız isteme merasimi olur ya konuşulacak konu yoktur sizler nasılsınız efendim bizler iyiyiz ya siz ve 10 dk arayla aynı soruların üzerine daha daha eklenerek tekararlanmasına benzedi :))
daha daha nasılsınız?*
günaydınnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnnn
türk gençligi
fantastikcim senin canın mı sıkılıyor….
üreticiliÄŸini kaybetmiÅŸsin bakıyorum….
bugün hava çok güzel baharda geldi
hani kahvaltı yapmadan bir sigara içeriz ya işte o çok degişik bir tat veriyor ya
hayırdır beyler bayanlar bahar gelince unutulduk mu?
alla alla
ne demekkk kuddis ben burdayım ……
bu istanbulda ikamet edenlerin çogu böyle sanırım…
merhaba venuse
sanada merhaba fantastik
sormayın hepimiz bir garip olduk.siz ist da değilmisiniz ?
teÅŸekkürler kuddis….
hayır ben ist degilim venuse… gariplik ÅŸehrinizin havasında sanırım… erkek küsmüsün benimle yoksa?
ne için teşekürler venuse? dünkü yemek davetim için mi? o halen geçerli ama bilesin.
evet istanbulun havası farklıdır.meseal su an bahar hacası var. herkes de garip bir gülümseme dolaşıyor…
akÅŸam yaÄŸmur yaÄŸar ve yine karamsar yüzler ortaya çıkar…
arkadaşlar nerdesiniz ?akreppp,angell,medusa,sosa….
herkes bugün yok….dimi fantastikcim :(
sen her ne kadar beni yazmasanda benim davetim geçerli sana venuse hanım…
yani şehrinizin insanları hava durumuna bagı öyle mi?
venuse hanım!! bu çok garip bence…
teÅŸekkür ederim derken baÅŸka biÅŸey düşünüp baÅŸka biÅŸey yazdım kuddiss….
özür valla…
bu arada yemek davetimi vardı,görmemiÅŸim….
fantastikcim var ya….o varken baÅŸka birine ihtiyaç duyulmaz diye düşünüyorum kuddis :)
teşekkür ederim
çok garip bir hayat
hemde ne garip
siz niye teşekkür ettiniz kuddis ?
garip olan hayat mı….havalara göre yaÅŸanan ruh durumumu ?
Gamzeli arkadaşımıza çok üzüldüm…
Yüz felci geçirmen geçici bir durum olsa bile çok acı bir olay..
Ben de bunu erkek arkadaşım yanımda geçiriyorken görmüştüm ve şok olmuştum.Bi akşam kavga ederken karşımda suratı ağzı yamulmaya başlamaıştı.O tabii sadece uyuştuğunu sanıyordu.Çok kötü bir durum..garibim o halde bile beni sakinleştirmeye çalışıyordu.
Gerçekten acı olaylarr…
Bence arkadaşım sende gerçekten sevgisine sahip çıkabilecek,seni benimseyecek adam gibi biri ile beraber ol..Geçmişine sünger çek..Ve onu gördüğün her yerde kafanı çevir..O yokmuş gibi davran..
demekki senle kavga etmemek gerek medusa:)
hoÅŸgeldin medusa …
hoÅŸbulduk cnm…
fantastikim valla Allah içimi biliyor işte..
Şimdiye kadar bana kim ne etti ise çezasını hep buldu..vallahi bak:o)
ne oldu fantastik yoksa sen bir erkekle kadının tartışamayacağını düşünenlerden misin…hani vardır ya ya benim dediÄŸim-ya da dediÄŸim diyen erkek tiplemeleri yoksa onlardanmısın ?
valla ben bir bayan olarak onlardanım venuscuğum:o))
"ya benim dediÄŸim-ya da dediÄŸim "
diyenlerdenim…
:o)
deprem etkisi yaratıyorsun anlaşılam medusa sakin olmadığın durumlarda.
venüscüğüm sen daha bilirsin nasıl bir erkek olduğumu.
medusa cımmm ben birine kötülük yapanların allah bu dünyadayken bile cezasını verdiÄŸini düşünüyorum….
bi ÅŸekilde burdan görüyoruz.öteki dünya da da gösterecek tabi de…
buradan derken nereden görüyoruz venüscğüm
ben güçlü bir kadın olarak,güçlü kadınlarında hep yandaşı olmuÅŸumdur.sen de de o beyin gücü var arkadaşım….bildiÄŸin yolda devam et.kadını sadece kadın olduÄŸu için küçümseyen o kadar zayıf insanlar var ki sen ve senin gibiler doÄŸruyu göstereceklerdir.
fantastikcim,nedenini bilmiyorum ama bugün senden inaılmaz negatif bir elektrik alıyorum….
kız arkadaşınla falan bi sorunun mu var.buraya bile yansıyor da…
bu arad ben senin nasıl bir erkek olduÄŸunu nerden bilicem….alalalala…
duyanda biÅŸey sanacak :))
bak bu konuda çok iyi bildin kız arkadaşımla sorun var.
niye bilirsin
evet canım sana katılıyorum…
fantastikim valla deprem etkisi yaratıyorum evet ne yalan söyliyeyim..
ama dediğim gibi Büyük allahım her zaman bana yapanların cezasını da veriyor.
Sana geçen seneden örnek vereyim..Ne kadar inanırsın bilemem tabii..
En son üç kişi bir olup hakkımda dedikodu yaptılar,aralarındaki uyumsuzluğu benm üzerimden çözmeye çalıştılar..Önüme engell koymaya çalıştılar..
Sonunda;
Biri kalp krizi geçirdi
diğeri veba gibi pis bir hastalığa yakalndı..
Diğeri de ankarada trafik kzasında öldü..
bu söylediğim en son örnekti..Zaten birini de yukarda anlattım:o)
seni tanıyanların hazin sonu hepside sana karşı bişimi yaptı?
belkide bunların başına gelmesi sende bir ceza çekiyorsundur hiç düşünmedinmi neden bunlar benim başıma geliyor diye? az değil 4 tane yani..
bana karşı sözlü olaylardan ileri gidemezlerde..
Söz aracılığı ve klavye ile kendini adam sananlar uzaktan bişeyler yapmaya çalışır..Ve ettikleri yine kendilerine dönüyor..
En son da ÅŸirkketimi arayarak beni kovdurmaya çalışanlar Almanyada yanarak evini ve ailesinden birilerini kaybetti…
Ya buna üzülüyorum aslında ama bana yaptıkları aklıma gelince Allahın gücüne gitmesin ama seviniyorum ne yalan diyeyim:o)
"belkide bunların başına gelmesi sende bir ceza çekiyorsundur hiç düşünmedinmi neden bunlar benim başıma geliyor diye? az değil 4 tane yani.."
benim başıma gelmesinin sebebi..
Herkesi iyi niyetli sanmam…
Onlar için biÅŸeyler yapmaya çalışmam..Ve sonucunda kullanılmam..maddi yada manevi…
Ama dediÄŸim gibi etme-bulma dünyasıı…..
Allaha havale etmek lazım..
netten oluyor yani bütün bunlar
bir yemeğe gideyim dönünce devm ederiz:o)
evet haklısın medusa etme bulma dünyasıdır kesinlikle
netten yada face to face….
git bakem afiyet olsun kimseye zarar vermee
venüscüğüm siz nereye gittiniz sizdemi yemeğe gititniz yoksa habersizz?
Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın derim:o)))
sende dokunma yılanlara
aman efendimmm,size haber vermeden yemeÄŸe falan gidermiyim fantastikcim …
kaybolup gittinde venüscüğüm
yaaa fantastikcimmm,demin soracaktım unuttum.kız arkadaşınla ne gibi bir sorunun var.anlatmak istermisin.
bak medusa da ben de burdayız.elimizden geldiÄŸi kadar yardımcı oluruz…
en a zından ben kendi adıma söyliiim ben olurum valla :)
senin oltana gelmeyeceğim venüscüğüm bunu bil sen biliyorsaun
haydaaa … bi yardım eline böyle yaklaşılır mı ya..
fantastikcim sende paranoyak oldun..kıymetimi bilmiyorsun ama :(
fantastikim kız arkadaşınla sorunların mı var:o))
ne kadar objektif olduÄŸumu bilirsin…
sen gel yamacıma..
Anlat ablana yavrucum:p
neniz var:o)
gelim yamacına medusa :))
yamulyayımm bende sonra
bu arada yaş kaç ona göre abaa diyem ben sana
eminimmm acaip objektifsindirrr
aÅŸk olsun…
objektif olmadığımı söyleyebilirmisin????
yamulmazsın yamulmazsın…:o))
senin yaÅŸ kaç bakim…
sanırım sen bendn büyükttün:o(
:)) yaa abasının ben senden büyüktüm karıştırdın galiba sen diğerleri ile beni
bence burda objektif olacak birileri varsa oda bizleriz inan bizeeeeeeeeeeee
yapalım bi güzellik canım arkadaşım
üzülüyorsun diye üzülüyoruz bak….
seni anlamayan kıza da bir iki çift laf ederiz elbet…
medusa yı bilmem ama ben ablan sayılırım….37 yaşındayım.sorun yok yani :)
valla biliyorsun ben seni bayanda sanıyordum:o))
gerçi hala gözümde öylesin dee:o)))
oyy oyy şirin arkadaşım benim:o)
ÅŸaka bir yana fantastikim istersen sorununu anlatabilirsin..
Elimden geldiÄŸince yardımcı olmaya çalışırım seve seve…
hee ablam sayılırmışsın venüscüğümmm benim
saÄŸol bee medusa:))
niye gözünde öyleyim hala merak ettim
bilmem…
belki de öyle görmek istediğim için:o))
sebebi yok fantastikcim….sen nedense bu etkiyi yarattın….
oysaki ben angell de dedim.bu sakin duruÅŸunun altında fantastik acaip biri galiba dedim…
belki de kızı kastın sıktın boğdun bişey yaptın ondan bize söyleyemiyorsun..olamaz mı?
belki sen konuştukça biz kıza acıycaz alalala :)
hayır niye öyle görmek istiyorsunki medusa?
ilginç birisin valla
ilginç olduÄŸÄŸum apaçık ortda deÄŸilmi cnm…:o)
ya hani insanlar yüzünü görmediÄŸi kiÅŸileri kafalarında bir alıba oturtur ya..bende sana bayan profili çizdim iÅŸtee…
yanii hayal ürünümü daha doğrusu hayallerimi yıkmaa
:o((
:o))
belki de kendin yaptın ettin biÅŸeyler üste çıkmak için kızcağıza bağırdın çağırdın ….
sanki bana sen bunlatı yaparmışsın gibi geldi bak şimdi hay allah :)))
evet bunaltı yaptım çok üstüne gittim geceleri uyutmadım bile kadıncağızı venüscüğüm
venuse içimi okudun vallaa:o)
hadi yaa güzel bi kadın mı çizdin medusa :)
venüs ve angel nasıl bi profil çizdi acaba onların profillerini merak ediyorum angelde yok bugün
fantastik kadından ne istedin gece gece??
ehh böyle bunaltırsan kadını olacağı budur…
yine etmiÅŸ ve bulmuÅŸsun..:p
fantastik çizdiğim kadın profilini de sakın sormaa:o))
yok hani anlatamam…:p
oyy oyy belim aÄŸrıyorr:o( içim acıyorrr….
bir genç kızın hayallerini yıkmak ayıptır fantastikcim…..öyle deÄŸilmi bacım :))))
öyle bacım öylee:o)
iyi sormuyomm medusa
niye belin ağrıyor medusa hastamısın
sen mi uyutmadın…. :)))))
tabiii kıza kimbilir neler demişsindir sinirinden uyuyamamıştır zavallı :)
evet ben uyutmadım venüscüğümmm tutturdum konuşalım diye
herkes niye sustu nereye gittiki?
medusa doktura gitti galiba:)))
venüseciğim sen bugün solundan kalktın galiba?
nasıl yaaaa…kadın yanında yatıyordu sen d e konuÅŸalım diye mi tutturdun alalalala :))))
çok süpersin venüscüğüm aynen öyle oldu tebrik ederim seni
doktora gitmedim ama bu ağrı ile gidecem galiba:o((
off off bayan olmak çok zorr….
venusem anladın sen onu:o)
merak etme medusa bi venüs değil herkes anladı onu:)))